|
Istatistikler - |
| Online : 1 | | Bugün Tekil : 17 | | Toplam Tekil : 61952 | | Toplam Haber : 25421 | |
 |
|
Halksız çözüm haksızdır | | Yaşayarak gördükleri insana bir Yunan farsı izliyormuş hissi veriyor. 2000'li yıllardayız ve aramızda 'âcilcilik' yöntemiyle ülkeye 'huzur' ve 'saadet' getirmeyi düşünenler var…
Bu sonuca yalnızca eski bir kuvvet komutanına ait olduğu söylenen Günlük'te yazılanlara bakarak varmıyorum. 'Olağandışı yöntem' yanlısı görüşlerini çekinmeden ifade eden epey kişi var televizyon ekranlarına çıkan, gazete köşelerini işgal eden... Sokaklara dökülmeye hazır 'fanatik taraftar' sayısı da az değil… Bir eski cumhurbaşkanı da "Nerede ODTÜ'lüler?" feryadıyla bu koroya çoktan katıldı...
Eh, bu acul kalabalığa bakıp, "Hayırlı, uğurlu olsun" demek de bize düşüyor galiba.
Birkaç ay sonra genel seçim yapılacak bir ülkede, vatandaşın önüne çıkıp oy talep etmeleri mümkün bu insanların; kendilerini aday göstermesi beklenebilecek 'âcilci' cephede yer alan siyasî partiler de bulunuyor. Herhangi birine girebilir, ya da hepsini biraraya toplayıp tek bir cephe oluşturabilirler. Halkımızın yararlanmasını istedikleri 'huzur' ve 'saadet' yolundaki çözüm önerilerini vatandaşlara ilk elden aktarmaları için de fırsattır genel seçim.
Hayır, onların oy sandığında gözleri yok; bütün dertleri daha kestirme yollardan bir an önce sonuca gitmek… Bunun için ülkenin huzurunu ve insanların saadetini bile tehlikeye atmaktan geri durmayacaklarını görebiliyoruz. Daha büyük ve önemli bir çıkar için insanların fedakârlıkta bulunmaları gerekmez mi efendim? Haa, efendim?
Ülkemize reva gördükleri tabloya bir bakın: Günlük incelendiğinde görüldüğü üzere, gerekli-gereksiz her vesileyle askerlerin kapısını çalıp komutanların başlarının etini yemişler; çekiştirdikleri hep diğer siviller… Tehditler, korkular üzerine oturan değerlendirmeler eşliğinde yaptıkları, belli bir kapıya doğru yönlendirme denemeleri…
Kiminin 'işadamı' kılıklı olduğu anlaşılıyor bu tiplerin, bazısı ise 'gazeteci' kimliğiyle ortalıkta dolaşıyor… Bazısı vaktiyle dişe dokunur işler yapmış, hatta gazete de çıkarmış, ancak eteğine sığındığı politik kadrolar ortalıktan silindiğinden beri onları da isimlerini de unutmuş bulunuyoruz; meğer yeni efendilere yaptıkları endahtlar başarısız olunca onlar da çareyi Aslanlı Kapı önünde el pençe divan durmakta bulmuşlar…
Ne kadar garip…
Birkaç ay daha neden sabredemiyorlar acaba? Eski efendilerinden siyasete yeniden soyunmak isteyenler, ya da eskilerden aldıkları icazetle siyasî hayatlarını devam ettirenler var; yoksa halkın hiçbir biçimde onlara yeni bir fırsat vermeyeceğini mi düşünüyorlar?
Peki de, onların gördükleri bu gerçeği, kapılarında saf tuttukları güçlüler neden göremiyor? Hiç değilse bazıları… Neden "Gidin başka kapıya" demek varken, kırk kapının artığı bu tiplerin tabaklarından siftinmelerine izin veriyor, verdikleri öğütlere kulak kesiliyorlar?
Hafife almayın, bugünün en ciddi sorusu budur.
Günlük ortada, kimler hangi taleplerle komutanların kapısını çalmış, isimleri ve cisimleriyle belli… Neler söyledikleri de öyle; söylenenlere dair ayrıntı bulamadığımız durumda da, ziyaret ettikleri kişinin onların anlattıklarından edindiği izlenim ilk günkü sıcaklığıyla yüzümüze bakıyor.
Yazık, yazık, yazık…
Bunların bazısı hâlâ 'gazeteci' kimliği taşıyor, kimi 'işadamı' tafrasıyla ortalıkta dolaşıyor, bazısı aydın, mütefekkir görüntüsünde… Hepsinin ortak noktası, halktan kopuk, halka saygısız, hatta düşman oluşları…
Demek bu yolla ülkeye 'huzur' ve 'saadet' getirecektiniz ha! |
Bu Makale 1000 Kez Okundu |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI Halksız çözüm haksızdır
|
| 1 |
|
Döviz Kurları
| Dolar / A. |
1.1818YTL |
| Dolar / S. |
1.1875YTL |
| Euro / A. |
1.7454YTL |
| Euro / S. |
1.7538YTL |
|